Loading...
Tarım

HERBİSİT NEDİR VE KULLANIMLARI

Herbisitler ,Bitki (çalı, yabancı ot, rakip ve istenmeyen ağaçlar gibi vejetasyonun) büyümesi, kontrolü veya öldürülmesi için kullanılan ilaçlara verilen genel isimdir.

Herbisitler bitklileri öldüren veya gelişimlerini engelleyen kimyasal maddelerdir. Bu etkiyi gösteren kimyasal maddeye “aktif madde”, aktif maddenin kullanımını kolaylaştırmak ve etkisini arttırmak için eklenen maddelerede “dolgu maddessi” denir. Ticari olarak satılan ilaçlar dolgu maddesi ile karışık halde imal edilir ve piyasaya sunulur. Kullanmak istediğimiz alan için ürünün üstündeki yazan etkili madde ürün seçiminde bize yardımcı olur.

Herbisitler ,Bitki (çalı, yabani ot, rakip ve istenmeyen ağaçlar gibi vejetasyonun) büyümesi, kontrolü veya öldürülmesi için kullanılılır. Bugün piyasadaki herbisitlerin tamamına yakını organik maddelerden oluşmuştur. Bunlar içerik olarak C, H2 ve O2 ‘den oluşmaktadır. Karbonların sıralanışına göre halka veya zincir şeklinde sıralanırlar.

Herbisitlerin Üstün Yönleri

. Yakmadan sonraki en ucuz yabancı ot mücadele yöntemidir.

. Herbisit uygulamalarında doğru seçim ile kesin sonuç alınır.

. Herbisit uygulamalarında hedeflenen bölgedeki bitki kökünden kuruduğu için beton,asfalt ve dolgu malzemelerinin tahribini engeller ,yüksek mali külfetlerden kurtarır.

. Mekanik yöntemlerin uygulanmasına imkân olmayan engebeli, taşlık ve sert yerlerde uygulanabilir.

. Düzenli kullanımlarda bölgedeki tohum ve kök rezervini düşürür.

. İşgücü ihtiyacı azdır.

. İstenilen bitkilerin kontrolü ,diğer bitkilerin yaşamasına olanak verir.

. Diğer yöntemlere oranla süratli netice alınır.

Herbisit Bitki İlişkisi

Herbisitler bitklilerin topraküstü organlarına veya toprağa uygulanırlar. Genelde bir emülsiyon şeklinde püskürtülürler ve bitkiye kontakt veye sistematik olarak etki ederler. Kontakt herbisitler bitkinin üstüne tutunduğu ölçüde etkili olurlar. Sistematik herbisitlerin uygulandığı organa tutunması yeterlidir.

Herbisitin etkinliğini artırmak için yayıcı yapıştırıcı kullanıp bu sayede bitki yüzeyinde tutunmasını kolaylaştırır ve uygulanan ilacın yüzey alanının artırılması ile yüksek düzeyde performans sağlayabiliriz.

Herbisitlerin bitki bünyesine girmesi ve absorbe edilebilmeleri için herşeyden önce bitki yüzeyine absorbe edilebilir formda tutunmak zorunluluğu vardır. Bununla beraber herbisitin dozu, bitki yüzeyine yayılışı, formulasyonu, damla büyüklüğü, damlaların yayılma hızı herbisitlerin bitki yüzeyinde tutunmasında önemlidir.

Herbisitlerin bitkinin ölü olan hücre duvarından stoplasmik zara kadar girişine “Penetrasyon” denir. Stoplasmik zara ulaşan herbistlerin diffüzyonla veya aktif olarak hücre içine alınışına ve parankima hücreleri içinde taşınarak dokulara ulaşmasına “Absorbsiyon” denir.

Herbisitlerin yaprak yüzeyinden uygulmasında kütikila ve stoma yoluyla stoplazma zarına ulaşırlar bundan sonrada pasif diffüzyon ve aktif taşıyıcılar ile aynı gıda maddeleri ve suyun bitki tarafından alınımı gibi hücre içine geçiş yaparlar. Absorbe olan herbisitler çeşitli organellerin yapısına girerek bunların yapılarını ve görevlerini bozarlar.

 

Herbisitlerin Etki Mekanizması

Bitkilere uygulanan herbisitler onların anatomisini,fizyolojik ve biokimyasal olayların normal seyrini bozarak ya ölümlerine veya gelişimlerinin bozulmasına neden olurlar. Öncelikle organellere ulaşan herbisitlerin çoğu dıştaki zarın yapısını bozarak etkili olur. Herbisitlerin, bitkilerin hayat olayları üzerine olumsuz etkilerini şöyle sıralayabiliriz:

-Fotosentez Üzerine Etkisi: Herbisitlerin bir kısmı fotosentezde ışık reaksiyonunu bozarak etkili olmaktadır. Fotosenteze üzerine etkili olan herbisitlere örnek olarak phenoxy bileşikler, benzimidazol, imidazol, carbamat,pyrichlor, triazin, uracyl ve üre grubu verilebilir. Bu herbisitlerin etkili olabilmesi için bitkinin mutlaka yapraklı ve yaprakların fotosentez yapabilir olması gerekir.

-Solunum Üzerine Etkisi: Hücrede solunum olayı mitokondriler içerisinde cereyan etmektedir. Birçok herbisit, elektron taşınması, elektronların bağlanması, mitokondriler içerisinde izole edilmiş olan ATP formasyonu ve oksidatif fosforilizasyon gibi olaylar üzerinde etkili olmaktadır. Buna örnek olarak propanil, chloropropham, benzonitril grubu herbisitler verilebilir. Sayılan bu herbisitler düşük dozda kullanıldığında elektron bağlanmasını, yüksek dozda kullanıldığında oksidadif fosforilizasyonu önledikleri tespit edilmiştir. Oksidadif fosforilizasyonu önleyen diğer herbisitler ise carbamat’lar, phenoxy asitler, DMTT, naptalam, 2,3,6-TBA, monuron ve alil alkol’dur.

-Lipit Sentezi Üzerine Etkisi: Herbisitlerin bazıları hücre ve organel zarlarının geçirgenliğini bozarak lipit sentezini önlerler. Lipit sentezini önleyen herbisitlere örnek olarak dinoben, CDAA, endothal, dichlobenil, ioxynil ve PCP verilebilir.

-Protein Sentezi ve Nükleik Asitler Üzerine Etkisi: Nükleik asitler RNA yapısında bulunan genetik bilgiyi taşıyan maddelerdir. Bitkilerde protein sentezi RNA yardımıyla olmaktadır. Burada nükleik asit üzerine etkili olan herbisitler dolayısıyla protein sentezi üzerinede etkili olurlar. Bitkilerde gen aktivitesini bozarak gelişim bozuklukları meydana getirirler. Bunlara örnek olarak benzoik asit, carbamat’lar, dinitro phenol’ler, phenoxy asitler ve triazinler verilebilir.

Herbisitler bunlardan başka karbonhidrat metabolizması, enzim mekanizması, tohumların çimlenmesi, yapraklarda klorofil oluşumu, yaprak şekli, gövdenin kıvrılması ve köklerin uzaması gibi bitkinin değişik anotomik ve fizyolojik yapısı üzerine etkili olmaktadır.

Herbisit-Toprak İlişkisi

Herbisitlerin toprakta kalıcılığı herbisit ve toprak özelliklerine bağlı olarak değişmektedir. Bazı herbisitler toprağa düştüğü anda etkinliğini kaybederken bazılarıda uzun süre toprakta yıkanmadan kalabilmektedir. Örneğin suda erirliği az olan herbisitlerin kurak iklim bölgelerinde yıkanarak kaybolması daha uzun sürmektedir. Bunda esas etmen toprağın absorbsiyon kapasitesidir. Toprak kolloidlerinin yapısı ne kadar küçükse yüzey alanları o denli fazladır ve herbisitin tutunması o denli fazla olur. Uygulamada herbisit dozları ayarlanırken toprağın absorbsiyon kapasitesinin mutlaka göz önüne alınması gerekir. Örnek olarak kumlu ve tınlı toprak uygulamalarına göre herbisitin dozajı humuslu topraklara göre daha az tutulmalıdır. Topraktaki absorbsiyonda herbisitin kimyasal yapısıda önemlidir. TCA, dalapon, 2,3,6-TBA toprak kolloidleri tarafından daha az absorbe edilirken, monuron, diuron, DNBP, CIPC, simazin, atrazin, diquat ve paraquat daha fazla absorbe edilir.

Bütün kimyasal maddeler gibi herbisitlerde katı veya sıvı olsun belirli basınç altında buharlaşırlar. Toprağın nemli olması yada yüzeyinin yüksek sıcaklığa maruz kalması buharlaşmayı arttırır. Bunun yanında yağmur ve sulama suyu herbisitlerin yıkanmasına neden olur. Toprağın içindeki mikroorganizmalarda herbisitlerin etkinliğini azaltan bir diğer etmendir. Yüksek ışık, sıcaklık, toprak içindeki kimyasal olaylarda herbisitlerin topraktaki etki süresini belirleyen diğer etmenlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir